Blog

Avrupa’da Covıd-19 ve Eğitim

“Neler oluyor dünyaya? Covid-19 da nedir? Ne yapmalıyız? …?  Hasta sayısı artıyor. İnanılmaz hızlı yayılıyor. Eyvah 10 günde 200 kişi hasta oldu! Ne yapacağız şimdi? Kapatın… Okulları kapatın… Ne zamana kadar mı? Bilmiyoruz, siz bir kapatın…” Evet… Mart ayı ortalarında yaklaşık 200 kişilik vaka sayısıyla eğitime Covid-19 molası verdi Avrupa’nın başkenti. Hepimiz oturduk, bundan sonra neler olacağını korkuyla beklemeye başladık. Korkuyla diyorum; çünkü bu Covid-19’u tanımıyor, ne ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk.  Bir, iki, üç hafta geçti; okulda olması gereken öğretmen ve öğrenciler hâlâ evlerinde. Nasıl bir sürece girdik? Bundan sonra ne yapacağız? gibi soruların cevapları için eğitim otoritesinden haber bekliyorlar. Derken haber geldi: “Yeni bir karar alıncaya kadar eğitim-öğretim askıya alınmıştır.” Bu karara göre okullardan gelen detay bilgiler: Okuldan uzak olunan bu sürede yeni konular işlenmeyecek, Sosyal medya (Facebook) üzerinden ödevler haftalık gönderilecek (daha sonra bu iletişime e-posta yoluyla devam edildi), İmkanları olmayanlar (haftalık olmak üzere) okuldan fotokopileri temin edebilecek, Gönderilen ödevlerin yapılması zorunlu olmayacak, Yapmak isteyenler, ödevleri yine e-posta yoluyla sınıf öğretmenlerine gönderebilecek. Öğrenciler yüz yüze eğitimdeki ders notları ve performanslarına göre yıl sonu değerlendirmesine tabi olacaklar. İşte bu kararlarla yaz tatiline ulaştı öğrenciler, karnelerini aldılar Avrupa’nın başkentinde. (Bu süreçte sosyal hayatla ilgili kısma girmek istemiyorum. Restoranlar, kafeler…v.s bir açıldı, olmadı kapandı. Tekrar açıldı, tekrar kapandı. Ama okullar hep…

LİDERLİĞİN A’SI; KENDİNİ YÖNETMEK

Başkalarını yönetecek kişi önce kendinin efendisi olmalıdır. Philip Massınger Kendi gücünün, enerjisinin hakimi olup kendini iyi yöneten kişiler işlerini de ekiplerini de iyi yöneteceklerdir. Kendinizi iyi yönetmeniz; model olma, ortak yön belirleme yani vizyon oluşturma, yetkilendirme, güven verme, motivasyon ve destek sağlama gibi bir işin ve ekibin başarı için ihtiyacı olan önemli alanlarda çok daha iyi yol almasına yardımcı olacaktır. Kendini iyi yöneten bir lider, her şeyden önce kurum ve kişiler için bir güven limanı oluşturacaktır. Kendini yönetmek insanın sahip olduğu duygu, düşünce ve davranışlarını kontrol edebilmesi, bunları, olumlu amaçlar için yönlendirmesi demektir. Böylece kişi, duygularının esiri olmaktan kurtulup onları yönetebilme becerisine sahip olacaktır. Kendini yönetme becerisi elde eden kişiler, “hayat amaçlarını kişisel misyonlarını belirlemiş”, değerleri ve ilkeleri üzerine çalışarak ahlaki kurallarının farkına varmış, güçlü ve zayıf yönlerini bilen, kendisiyle ilgili çevresinden geri dönütler alan, beden ve ruh sağlığını elde etmek için gerekli rutinlerini oturtmuş şahsiyetler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu beceriyi elde eden kişiler, hayatta karşılaştıkları meselelerle ilgili anlık, tepkisel tavırlar sergilemezler. Meselelere edilgen değil, etkin ve proaktif bir tavırla yaklaşırlar.  Hayatı ve işlerini ilke temelli ve daha bilgece yönetirler. Etkili bir liderliğe giden yolda, kişinin kendini yönetme becerisi kazanması, liderliği için sağlam bir zemin oluşturmasını temin edecektir. Aslında meşhur Marshmallow testi bir yönüyle de kendini yönetmenin, insanın hayatı…

YENİ NORMALDE AİLENİN BÜYÜK ROLÜ

Normal… Evet, hiçte alışık olmadığımız, beklemediğimiz bir salgınla/ virüsle beraber aylar sonra ‘’yeni normal’’… Yeni normal, normal gibi olmuyor mu? İtiraf edelim hepimiz zorlanıyoruz. Neyse ki sosyolojik yapısı güçlü bir varlık olan insanoğlu en üst düzeyde uyarlanma/ uyum kabiliyetine sahip ki yeni normali galiba yakaladı. Kolay olmayan bu süreçte başta çocuklar olmak üzere, ergenler, yetişkinler ve de anne babaların zorluklar yaşaması beklendik bir durumdur. Duygu, düşünce ve davranış çeşitliliğinin ve değişiminin sık olması ise gayet olağandır. Beklenmedik ve istenilmeyen durumların/krizlerin büyümemesi adına işte tam da bu noktada ebeveynlerin; evde ve sürecin genelinde öğretmenliğine, desteklerine ciddi manada ihtiyaç duyulduğu aşikârdır. Gelin hep birlikte sıkça dile gelen gündemleri ve neler yapılması gerektiğini konuşalım: Birinci önemli husus şu ki; ebeveynlerin gözden kaçırmamaları gereken, çocukların gelişimsel dönemi ve özellikleridir. Başka bir ifadeyle gelişim psikolojisini okuma da diyebiliriz. Nitekim gelişimsel özelliklerine, dönemine, yaşına bağlı olarak çocuklarda gördüğümüz/ gözlemlediğimiz tepkileri işte o zaman daha net sınıflandırabiliriz. Somut bir şekilde sizlerden gelenlerle örneklendirecek olursak; ‘’Hocam çocuğumu tanıyamıyorum, çok fazla teknoloji kullanmaya, tepkileri değişmeye başladı’’ ifadesini değerlendirelim: Çocuğumuz kaç yaşında? Teknoloji kullanımındaki içerikler nelerdir? Yaşına göre kullanım durumu belki de gayet normal; fakat size göre normal gelmemiş olabilir. Dolayısıyla her çocuğumuzun gelişim dönemi özellikleri ve yaşına göre genel durumunu bilmemiz/ danışmamız işleri kolay kılabilmektedir. Ayrıca çocuklarımızın gelişimlerinin devam…

Aktif Bir Online Eğitim İçin 14 Öneri

Sevgili öğrenciler; Uzaktan-Online eğitim süreci başladı ve süreç devam ediyor. Bu süreçte çalışmalarınızı yürütürken sosyal medyada dolaşmak, herhangi bir video izleyerek takip etmek, televizyon izleyerek süreçte olmak, uykunuzu tam almadan eğitimi takip etmek sizlerin odaklanmakta güçlük çekmesine, dikkat dağınıklığı yaşamanıza neden olacaktır. Evde eğitim sürecinde sizlerin daha aktif bir şekilde olmanızı ve motivasyonunuzu sağlayacak önemli bilgileri sizler için kolaylıklar sağlaması adına paylaşmak istiyorum. Her birinizi   ‘’Bi’ Dakika’’ Online Eğitimdeyim demeye davet ediyor ve sizler için hazırlamış olduğum önemli hususlara dikkat çekmenizi diliyorum. Online eğitim videolarını nasıl izleyeceğimi biliyor muyum? Eğitim öncesinde eksikliklerinizi şu ana kadar gidermiş olmanız, hazırlıklarınızı ise tamamlamış olmanız gerekmektedir. Hazır olmanız sizleri rahatlatacak, motive edecektir. Günüm boşa geçecek olma duygusuna izin vermeyiniz. Online eğitim ve geçirdiğiniz gün için mutlaka planlama yapınız. İyi bir planlama etkili sonuçlar verecektir. Neler öğreneceğinize dair önceden açıklanan eğitim programlarınızı takip etmelisiniz. Bu tip hatırlamalarınız öğrenme açısından sizlere faydalı olacaktır. İşlenecek konuların önemli kısımları ile ilgili kalemin ve defterin hazır mı? Yazı yazmak ve not almak konuyu anlamanıza katkıda bulunacaktır. Çalışma ortamınızı düzenledikten sonra odak noktanızı belirlemeniz adına herhangi bir teknolojik uyarıcının (telefon, tv gibi) olmamasına gayretle özen göstermelisiniz. Online eğitim sürecinde özellikle sosyal medya ile ilişkinizi, sosyal medya kullanım sürenizi, ekran sürenizi kontrol altında tutmaya çalışınız. Eğitim sürecinde bu ortamlardan kendinizi uzak…

OTİZM

Otizm; Sosyal gelişim,iletişim alanında yaşanan yetersizlikler, sınırlı tekrarlayan davranışlar (stereotipi) sınırlı ilgi alanları ile kendini gösteren, Dünyanın her yerinde oransal olarak farklılıklar gözlenmekle beraber görülen, genellikle hayatın ilk 3 yılında ortaya konabilen GELİŞİMSEL bir bozukluktur. DSM-5 Tanı Ölçütleri: Toplumsal İletişim Ve Etkileşim Olağandışı toplumsal yaklaşım ve karşılıklı konuşamama, İlgilerini, duygularını paylaşamama, Toplumsal etkileşimi başlatamama ya da toplumsal etkileşime girememe, Toplumsal-duygusal karşılıklılık eksikliği, Sözel ve sözel olmayan bütünsel iletişim yetersizliği, Göz iletişimi ve beden dilinde olağan dışılıklar ya da el – kol hareketlerini anlama ve kullanma eksikliği Yüz ifadesinin ve sözel olmayan iletişimin hiç olmaması, Toplumsal etkileşim için kullanılan sözel olmayan iletişim davranışlarında eksiklikler, Değişik toplumsal ortamlara göre davranışlarını ayarlama güçlükleri, Hayali oyunu paylaşma ya da arkadaş edinme güçlükleri, Akranlarına ilgi göstermeme, Akranlarıyla etkileşim kurma, etkileşimlerini sürdürme ve ilişkilerini anlama eksiklikleri Kısıtlı, Yineleyici Davranışlar Basmakalıp ya da yineleyici motor eylemler, Yineleyici ve basmakalıp nesne kullanımı ve konuşma (oyuncakları, nesneleri sıraya dizme, ekolali / yankılama, kendine özgü deyişler vb.), Aynılık konusunda direnme, Değişikliklere karşı esneklik göstermeme, Törensel / ritüel sözel ve sözel olmayan davranışlar (örn. küçük değişiklikler karşısında aşırı sıkıntı duyma, geçişlerde güçlükler yaşama, törensel selamlama davranışları, hep aynı yoldan gitme isteği ve aynı yemeği yemek isteme vb.), Yoğunluğu ve odağı olağandışı olan, ileri derecede kısıtlı, değişiklik göstermeyen ilgi alanları (Alışılmadık nesnelere…

Navigate